Altın ve para piyasaları uzmanı İslam Memiş, katıldığı YouTube programında ABD tahvil faizlerindeki yükselişin küresel bir borç krizine işaret edebileceğini belirterek dolar ve kripto para yatırımcılarına uyarılarda bulundu.
DOLAR UÇACAK SANANLAR YANILIYOR
ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili faizlerinin yüzde 5,38 seviyelerini test etmesini değerlendiren İslam Memiş, piyasalardaki yükseliş beklentilerine karşı temkinli bir yaklaşım sergiledi. Doların aşırı değer kazanmasının ABD ekonomisinin çıkarlarına uygun olmadığını vurgulayan Memiş, mevcut tablonun derinleşen bir borç krizine işaret ettiğini söyledi:
“Tahvil faizlerindeki bu artışı görüp hiç kimse ‘dolar uçacak, kaçacak’ algısına kapılmasın; sakın, yanlış yaparsınız. ABD tahvil faizlerinin agresif bir şekilde yükselmesi ve doların küresel piyasalarda aşırı değer kazanması Amerika’nın işine gelen bir durum değildir. Bu tablo işlerin ters gittiğini gösteriyor. Doların bir enflasyonu var ve küresel anlamda Fed önünü göremiyor. Faizi artırarak enflasyonu baskılamaya devam ediyor. Trump faizleri düşürün diyor. Fed bağımsızım ben diyor. Bugünkü şartlarda yükseltmem gerekiyor, diyor.
Amerikan tahvil faizlerinin yükselmesi küresel ekonomik krizin bir habercisidir. Dolar endeksi 102 seviyesinde muhtemelen bir 104 seviyesini gösterecekler falan ama kalıcı olması Amerika ve Fed için risk. O yüzden Amerikan tahvil faizlerinin balonu günün birinde patlayacak. Ama ne zaman patlayacak bilmiyoruz. Yani bu Trump çıkarsa derse ki ben anlaştım savaşmıyorum artık İran’ı vurmuyorum falan filan derse kısa vadeli bir bahar havası oluşturursa orada bomba bir şekilde patlar. Ama Amerikan tahvil faizlerinin veya doların uluslararası piyasalarda güçlü olması büyük bir ekonomik krizle dünyanın karşı karşıya kaldığını, büyük bir borç kriziyle dünyanın karşı karşıya kaldığını bize gösteriyor”
İç piyasadaki döviz kuru beklentilerini de değerlendiren uzman isim, dolar/TL kurunda kontrollü baskılama sürecinin devam ettiğini belirtti. Memiş, yıl sonunda kurun 50-52 lira bandına ulaşmasının şaşırtıcı olmayacağını ifade etti.
“YATIRIMCILARIN %80’İ ALTCOİNDE BATTI”
Fed’in faiz politikası ve yükselen tahvil getirilerinin kripto para piyasasında oluşturduğu satış baskısını değerlendiren Memiş, Bitcoin ile diğer altcoinler arasında kesin bir ayrım yapılması gerektiğini savundu. Piyasaya kulaktan dolma bilgilerle giren yatırımcıların ciddi kayıplar yaşadığına dikkat çekti:
“Bu işin bel kemiği Bitcoin’dir. Bu piyasada batan yatırımcıların %80’i altcoinlerde batmış olan yatırımcılardır. Zaten bir araştırma yapıldı geçen yıl. Bu piyasaya girenlerin %80’i kaybetti. Diğer %20’si kazanmadan paralarını kurtarabildi nokta.
Bugüne baktığımız zaman kripto para piyasayla alakalı geride bıraktığımız haftada Sayın Cumhurbaşkanımızın bir açıklaması oldu; “Suç örgütleri, kripto paraları ciddi bir anlamda aktif kullandığını gözlemliyoruz veya öğreniyoruz” diye bir açıklama yaptı.
Demek ki Türkiye’de kripto para piyasası ile alakalı yeni bir açıklama, yeni bir dizayn, yeni bir yasal düzenleme karşımızda olacak. Çok yakın bir tarihte bu.
Bir ikincisi ben zaten diğer sohbetlerimizde demişim ki 2027 yılı değişim yılı dünyada bütün finansal sistemlerde yasalarla, kanunlarla yeni bir çerçeve çizilecek ve yatırımcılar da bu 2027 yılındaki değişim yılına şimdiden hazırlık yapması lazım.
FON KRİZİNDE “GÜVEN” VURGUSU
Fon soruşturması kapsamında gündeme gelen tasfiye sürecini de ele alan Memiş, kamu kaynaklarının kullanılmayacağı yönündeki açıklamaların önemli bir tartışmayı sona erdirdiğini belirtti. Ancak sürecin yalnızca yapılacak ödemeler üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını vurguladı.
Memiş’e göre fon krizinin ardından finansal piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi, kısa sürede çözülebilecek bir sorun değil.
“En büyük problem, paralar ve mağdur sayılarından ziyade güvenin tekrar tesis edilmesi gerekiyor. O kaybolan güveni parayla satın alamayacaksınız. O parayla satın alamayacağınız bazı duyguları tekrar kazanmanız gerekiyor”
Uzman isim, kriz sonrasında hazırlanacak yasal düzenlemelerin teknik uzmanlıkla desteklenmesi gerektiğini de dile getirdi. Ekonomistlerin, akademisyenlerin ve bağımsız uzmanların sürece katılacağı bir alt komisyon kurulmasını öneren Memiş, farklı görüşlerin değerlendirilmesinin daha sağlıklı bir yeniden yapılanmaya katkı sunacağını ifade etti.
Memiş, fon krizinin etkilerinin kısa sürede ortadan kalkacağı yönündeki beklentilere temkinli yaklaştı. Sürecin birkaç yıla yayılabileceğine dikkat çekerek güvenin yeniden kazanılmasının zaman alacağını belirtti:
“O kaybolan güveni parayla satın alamayacaksınız. O parayla satın alamayacağınız bazı duyguları tekrar kazanmanız gerekiyor. Bunu da doğru yönetmeniz lazım. Eğer doğru yönetebilirsek ki destek alarak umarım en kısa zamanda çözülür. Ama dediğim gibi ben hemen kısa vadede bu sorunun çözülme ihtimalini biraz zayıf görüyorum”